27 Ağustos 2010 Cuma

Dolunay, Şarap ve Kelimeler


Dolunay bir gece önce arzın gölgesinde hapsolmuşluğun hırçınlığıyla döküyor tüm nurunu Marmara’ya.
Masamda projemin kıyısına sıralanıyor kelimeler, şarap ve mumun düetinde.
Az evvel cetvelin boyunduruğunda düz hatlar çizen kalem, bir dansçı edasıyla süzülüyor hakkını verircesine bu armoninin.
Şarap, dil ve damak arasında, onca zaman bir sır gibi sakladığı meşe fıçıların aromasını bırakıyor, bir hediye gibi.
Teşekkür edercesine, hapsolduğu şişeden çıkarttığım için.

Bu gece hapsolmuşların tutsakların, özgürlük ritüelini yaşıyorum.
Marmara da mehtap,
kadehte şarap,
kağıtta kelimeler,

mum ve kalemin şahitliğinde.

Sönmeseydi ışıklar,
Olmasaydı tutsaklığı dolunayın bir gece önce,
Şarabın şişede, kelimeler beynimde onca zaman.

Ne bu yazı olacaktı,
Ne de sen okuyabilecektin...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder